25 Ocak 2012 Çarşamba

2 yeni tarif :))

Final haftasındayım, ama hamaratlığımdan da bir şey kaybetmiyorum. Bugün kızkardeşime misafir gelecekti ve çok beğenilen 2 tarifimi yaptım onlar için. Umarım sizler de yapar ve beğenirsiniz... :)) Bu arada şimdiden belirteyim fotoğraflarım çok kaliteli görünmüyor, neden anlamıyorum fotoğraf makinemi bakıma verdirsem iyi olacak. :) Zaten elektronik eşyadan yana hiç şansım yoktur...

 Havuçlu Kek

4 yumurta
1 su bardağı şeker
3/4 su bardağı sıvı yağ
2 tatlı kaşığı tarçın
2 paket kabartma tozu
1 paket vanilin
5 adet rendelenmiş havuç
1 adet portakal kabuğu rendesi
1 portakalın suyu
Un

Tüm malzemeleri sırasıyla çırpıyoruz ve yağladığımız kalbımıza boşaltıyoruz. Önceden ısıttığımız fırınımızda 180 derecede pişiriyoruz. Bu kek okuldan Pınar Abla'mın tarifidir bu arada. Ben buna sadece bir portakal rendesi ve onun suyunu ekledim. Portakal aromasını keke çok yakıştırıyorum... Afiyet olsun. :))

Çikolata soslu, Kakaolu Kekli, Sütlü İrmik Tatlısı



Keki için;
1 su bardağı şeker
2 yumurta
2 yemek kaşığı kakao
1 su bardağı su
1 su bardağı un
1 paket kabartma tozu

Kreması için,
1 litre süt
1 su bardağı irmik
1 su bardağı şeker

Üzeri için,
Çikolata sosu, hindistan cevizi

Önce kekini hazırlıyoruz, yağladığımız borcama döküyoruz ve önceden ısıttığımız fırında 180 derecede pişirdikten sonra keki soğumaya bırakıyoruz. Arkasından kremasını hazırlıyoruz, orta ateşte kaynayıp muhallebi kıvamı alana kadar karıştırıyoruz. Soğuyan kekimizin üzerine kremamızı döküyoruz, üzerine çikolata sosu isteğe göre hindistan cevizi ekliyoruz.
Ben bu tarifi Oktay Usta'dan izleyerek yaptım, kendisi üzerine turunç reçeli de eklemişti bende olmadığı için deneyemedim ama sizin için bilgi olsun. 2 defa yaptım ve çok beğenildi bu tatlı. Sizler içinde alternatif olur inşallah. Afiyet olsun. :)))

23 Ocak 2012 Pazartesi

Gönül Tahtımızın Eşsiz Sultanı : Efendimiz (sav)

Son zamanlarda okuduğum en güzel kitap diyebilirim. Kesinlikle sizlere de tavsiye ediyorum, günlerdir elimden düşüremiyorum ve O Sevgililer Sevgilisinin doğumuyla başlayan mucizeleri okudukça göz yaşlarıma hakim olamıyorum. Umarım en kısa zamanda okuma fırsatınız olur... :)) Reşit Haylamaz'dan Gönül Tahtımızın Eşsiz Sultanı : Efendimiz Muştu Yayınları




Not: Kitabın tanıtım metnini ekliyorum...

Bugün O’nu ne kadar biliyorsak o kadar mutlu; ne kadar yakından tanıyorsak o kadar huzurlu ve yine O’nun hayatına ne kadar muttali olabiliyorsak o kadar da bahtiyarız, demektir. Bir başka ifadeyle bizler, O’na duyduğumuz ihtiyaç kadar başkalarına muhtaç olmaktan uzak; O’nun engin dünyasına müstağni kalıp uzaklaştığımız kadar da başkalarının kapısında şahsiyet ve onurumuzu örseleyen birer dilenci olmaya mâhkumuz, demektir.

Şu da bir gerçek ki, ashabıyla birlikte O’nun (sallallahû aleyhi ve sellem) hayatını bugüne taşıma adına daha yapılması gereken çok şey bulunmaktadır. Zira ulaşılan her bir bilgi yeni bilgilerin elde edilmesini netice verirken; bu bilgilerin her birisi de, dünyaya renk veren mesajlarının herkese ulaşabilmesi için yeni fırsatlar anlamına gelmektir. Zira O’nun (sallallahû aleyhi ve sellem) hayatına açılan her bir kapı, açılması gereken binlerce kapının da müjdecisi olmaktadır.

Bu kitap; siyer geleneğinden kopmadan, satır aralarında kalmış ve geleceğe yön veren ayrıntıları bugüne taşıyarak Allah Resûlü’nün örnek hayatını anlatan, anlatırken insanı çağlar ötesine götüren veya o dünyayı yaşanılan asırla bütünleştiren yeni ve özgün bir eser olma niteliği taşımaktadır. Dil açısından sade, üslup yönüyle akıcı ve olayları veriş biçimiyle de gerçekçi bir anlatımla kaleme alınan duygu yüklü bu eserle, Efendimiz ile aramızdaki mesafelerin bir nebze de olsa kalkacağını düşünüyor; başkası adına yaşanılan bu hayatı okumakla, gaye-i hayal noktasında bugünü yaşayan her bir ümmet-i Muhammed’e bir vazife biçildiğinin daha net farkedileceğini ümit ediyoruz.S

22 Ocak 2012 Pazar

Tuzlu Yoğurt Çorbası

İnsan Hataylı olunca, yemek kültürü fazlasıyla geniş oluyor. :) Hataylı olanlar bilir tuzlu yoğurtu, memleketimize özgü, kahvaltılarda üzerine zeytinyağı gezdirerek tükettiğimiz ya da bazı yemeklerimizde -özelliklle çorbalarda- kullandığımız enfes bir tattır kendisi. :) İstanbul'da bunu bulmak çok zor olduğu için memlekete her gittiğimizde kilolarca alıp dondurucu da saklıyoruz. Kışları çorba yaparken ya da bazı kahvaltılarımızda çok güzel oluyor. Ben bunu İstanbul'da nerde bulacağım diyenler olacaktır haklı olarak, sanırım Aksaray taraflarında Hatay yöresel ürünleri satan bir yer açılmış, oradan bulabileceğinizi düşünüyorum, bende en kısa zamanda ziyaret edeceğim orayı. Eğer bulabilirseniz ne mutlu size çünkü bu güzel mayhoş tatlı çorbayı denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. :))



Malzemeler
2 çorba kaşığı tuzlu yoğurt
4 kase su
1 çorba kaşığı pirinç
2 çorba kaşığı zeytinyağı
Pulbiber, nane

Tuzlu yoğurt ve suyu iyice çırpıyoruz ardından yıkadığımız pirinci de karışıma ekleyerek kaynayana kadar orta ateşte pişiriyoruz. (Yoğurt pişmiş olduğu için karıştırmamıza gerek yok) Kaynayıp, çorba kıvamına geldiğinde, zeytinyağı, nane ve pulbiberi ekliyoruz bir müddet daha kaynatıp altını kapatıyoruz. Mis gibi çorbamız servise hazır. Afiyet olsun. :)

Not: Fotoğraf çok kaliteli değil, özür dilerim.

Herkese Merhaba

Uzun zamandır düşünüyordum bir blog açmayı... Zamanında gizli gizli tuttuğumuz günlük defterlerimiz vardı ya.. Belki o kadar gizli olmasa da, ileri de geçmiş bloglarımı okudukça güzel anılarımı hatırlayacağım bir sayfa olacak benim için... Umarım sizlerle de güzel paylaşımlar da bulunuruz... Yeni bir yola attığımız her adımda unutamayacağımız yegane sözümüzle "Bismillâhirrahmânirrahîm" diyerek başlayalım öyleyse...